[email protected] Marmara Üniv. Tıp Fakültesi — İstanbul

Sık Sorulan Sorular

Hastalarımın ameliyat, iyileşme süreci ve ikinci görüş hakkında en çok sorduğu soruların yanıtları.

Akciğer kanseri ameliyatları büyük ameliyatlar sınıfındadır, ancak uygun hastalarda kapalı yöntemle yapıldığında risk belirgin şekilde düşer. Akciğer ameliyatlarında riski belirleyen en önemli faktörler kişinin ek hastalıkları, aktif sigara kullanımıdır.

Hayır. Nodüllerin büyük bölümü iyi huyludur. Boyut, kenar özellikleri, yoğunluk ve büyüme hızı değerlendirilir; düşük riskli nodüller aralıklı tomografi ile takip edilir. Şüpheli nodüllerde PET-BT ve gerektiğinde biyopsi ya da tanısal VATS gündeme gelir.

Hastaların çoğu ameliyat günü ayağa kalkar. Göğüs tüpü genellikle 2–4 gün içinde alınır, hastanede kalış süresi ortalama 3–5 gündür. Masa başı işe dönüş çoğu hastada 2–4 hafta içinde mümkün olur; ağır fiziksel iş için süre uzayabilir.

Tomografi, PET-BT ve patoloji gibi tüm tetkiklerinizi yanınızda getirmeniz yeterli. ALO 182 ve MHRS sistemi üzerinden randevu oluşturabilirsiniz.

En sık ilk belirti yutma güçlüğüdür. Genellikle önce katı gıdalarda başlar, zamanla yumuşak gıdalara ve sıvılara doğru ilerler. Buna açıklanamayan kilo kaybı, göğüs arkasında veya sırtta ağrı, yutkunurken takılma hissi, ses kısıklığı veya inatçı öksürük eşlik edebilir. Bu şikâyetler her zaman kanser anlamına gelmez — reflü, iyi huylu darlıklar ve başka nedenler de benzer tabloyu yapabilir. Ancak yutma güçlüğü kendiliğinden geçmesi beklenen bir şikâyet değildir; birkaç haftadır sürüyorsa mutlaka değerlendirilmelidir.

Evet. Uygun hastalarda özofajektomi, minimal invaziv yöntemle — torakoskopi ve laparoskopi kullanılarak — gerçekleştirilebilir. Deneyimli merkezlerde bu ameliyatlar tek kesiden (uniportal VATS) yapılabilmektedir. Kapalı yöntem, açık cerrahiye kıyasla daha az ağrı, daha az solunum komplikasyonu ve daha hızlı iyileşme sağlar. Her hasta kapalı yönteme uygun olmayabilir; tümörün yerleşimi, evresi ve önceki ameliyatlarınız bu kararı etkiler.

Ameliyatta yemek borusunun hastalıklı bölümü çıkarılır ve yerine genellikle mide, tüp şeklinde biçimlendirilerek göğüs boşluğuna taşınır ve kalan yemek borusuna bağlanır. Yani yeni bir yemek borusu oluşturulur ve ağızdan beslenme devam eder. Ameliyat sonrası beslenme kademeli başlatılır; önce sıvı, sonra yumuşak gıdalara geçilir. Uzun dönemde çoğu hasta normale yakın beslenir, ancak küçük porsiyonlar, sık ve az yemek, yemekten sonra bir süre yatmamak gibi alışkanlıklar kalıcı hale gelir. Diyetisyen desteği bu süreçte önemlidir.

Randevunuzu hemen almak için

WhatsApp'la ya da mail atarak iletişime geçin.

Görüntülemelerinizi ve patoloji raporunuzu iletirseniz, görüşmeye hazırlıklı gelirim.

MHRS ile Randevu

Muayene randevularımı Merkezî Hekim Randevu Sistemi üzerinden alabilirsiniz.

MHRS'den Randevu Al
Sorunuzu WhatsApp'tan yazın